Fareler ve İnsanlar

Kitaplar

Fareler Ve İnsalar Kapağı

Fareler Ve İnsalar Kapağı

Fareler ve İnsanlar, (Of Mice and Men), Nobel ödülü sahibi yazar John Steinbeck tarafından yazılmış bir romandır. Roman, 1937 yılında basılmıştır.

Yalnızlığa terk edilmiş, umarsız insanların öyküsünü dile getiren Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck’in en bilinen yapıtlarından biridir.

Konusu

George ve iriyarı saf arkadaşı Lennie yersiz yurtsuz kişilerdir. Dünyada sahip oldukları tek şey ,aralarındaki dostluk ve günün birinde yerleşip huzur içinde yaşayabilecekleri,kendilerine ait bir araziye sahip olma hayalidir.

Kaliforniya’da, Salinas Vadisi’ndeki bir çiftlikte iş bulan iki arkadaş, hayallerindeki arazi için gereken parayı biriktirmeyi planlamaktadır. Ama bir çocuğun zekasına, aynı zamanda korkunç bir güce sahip olan Lennie’nin

başı sürekli derde girmektedir. Ve bu kez yine belaya bulaştığında ,George’un çabaları arkadaşını kurtarmaya yetmeyecektir.

Yorum Yok

Suç ve Ceza

Kitaplar

Suç ve Ceza,(Rusçası: Преступление и наказание) Dostoyevski’nin romanlarından biridir. Orijinal ismi Prestupleniye i Nakazaniye dir. Roman ilk olarak 1866′da Rus Habercisi (The Russian Messenger) adlı edebiyat dergisinde yayınlandıktan sonra cilt haline getirilmiştir.Dostoyevski’nin Sibirya’da cezaevinden döndükten sonra yazdığı roman , yazarın en uzun ikinci romanı olma özelliği taşır.Bununla birlikte yazarın olgunluk döneminin ilk büyük romanıdır.

Suç ve Ceza Rodion Romanovich Raskolnikov’un ahlaki ikilemlerine odaklanır. Raskolnikov nefret edilen ,kötü . bir tefeciyi öldürecektir.Böylece finansal problemlerini çözerken aynı zamanda dünya kötü, değersiz bir parazitten temizlenecektir. Raskolnikov ,daha yüksek bir amaca hizmet eden bir cinayetin kabul edilebilir olduğuna inanır.

Artalan

Kumarda tüm parasını kaybeden Dostoyevski Suç ve Ceza’yı 1865′in yazında tasarladı.O sıralar ,yazarın alacaklılarına büyük miktarda borcu vardı , aynı zamanda yakın bir zamanda ölen erkek kardeşi Mikhail’in ailesine de yardımcı olmaya çalışıyordu.Dostoyevski öyküsü yada kısa hikayesi ( o sıralar Dostoyevski, Suç ve Ceza’yı roman olarak düşünmüyordu)için yayıncı Mikhail Katkov’a teklif götürdü.Katkov’un aylık çıkan dergisi , Rus Habercisi (The Russian Messenger), kendi türünün prestijli yayınlarından biriydi. Aynı zamanda Ivan Turgenev ile Leo Tolstoy’un çıkış yaptığı dergi olma özelliğini taşıyordu. Fakat 1860′ların başlarında Katkov’la oldukça yıpratıcı polemiklere giren Dostoyevski , dergide daha önce hiçbir şey yayınlamamıştı.Bütün başvuruları başarısızlıkla sonuçlanan Dostoyevski son çare olarak Katkov’a teklifi götürdü.1865 Eylül’ünde Katkov’a yazdığı mektupta projesinin , garip fikirlere kapılan genç bir adam hakkında olduğunu belirtmiştir.Bunun üzerine Dostoyevski , radikal düşünce yapısının ahlaki ve psikolojik tehlikelerini keşfetmek için planı üzerinde araştırma yapmaya başlamıştır.1865 Kasım’ında yazılan mektuplarda önemli bir konsept değişikliği gerçekleşmiştir.Öykü olarak tasarlanan Suç ve Ceza artık bir romandır.Buradan itibaren de bütün kaynaklarda roman olarak gösterilecektir.

Kumarbaz ve Suç ve Ceza ‘yı zamanında bitirebilmek için Dostoyevski’nin zamana karşı yarışması gerekmektedir.Yakın bir zamanda ikinci eşi olacak olan Anna Snitkina adlı stenografın, bu zorlu görev boyunca Dostoyevski’ye büyük yardımları olacaktır.Suç ve Ceza’nın ilk bölümü Rus Habercisi’nin(The Russian Messenger) Ocak 1866 sayısında son bölümüyse yine aynı derginin 1866 Aralık sayısında yayınlanmıştır.

Suç ve Ceza Kapağı

Suç ve Ceza Kapağı

Romanın konusu çağdaş Rusya dir. Kahraman çağdaştır, o yılların bütün acılarını, yaralarını içinde taşıyan genç bir öğrencidir Raskalnikov fakir ve iyi niyetli bir üniversite öğrencisidir. Maddi imkansızlıklar sonucu eğitimi bırakmak zorunda kalmış, kirasını bile doğru dürüst ödeyemediği pis ve köhne bir odada yaşamaya mecbur olmuştur. Maddi olarak çok sıkıştığı anlarda, para edebilecek eşyalarını rehin bıraktığı faizci bir yaşlı kadın vardır. Kadın kötüdür, kadın faizcidir, kadın, insanların zor durumda kalmalarından yararlanan bir insandır.Tabii bu fikirler Raskalnikov’u suça iten bahanelerdir…

Raskalnikov kadını öldürecek, paralarını alacak, öğrenimini tamamlayıp topluma faydalı bir insan olacaktır. Günlerce kafasında ölçer biçer. Muhakkak ki topluma faydalı bir Raskalnikov, faizci bir kadından çok daha iyidir diye düşünür ve kadını öldürür.Kitap Raskalnikov’un vicdan muhasebesiyle devam eder. Raskalnikov’un kendi için yaşama tutkusu onu iç dünyasında yüceleştirir ve hak, hukuk kavramlarının tamamını alt üst ederek çözümlemelerde bulunur. Fakat tasarladıkları altında boğulur ve tüm psikolojisi çöker. Kitap boyunca olayları Raskalnikov’un gözüyle görüyor,

Istırabı onunla yaşıyorsunuz. Kitabın diğer bir özelliği de, kominizm’in yayıldığı bir dönemde ve yerde, kahramanların dine yönelmesi. Yazar; özellikle en günahkar görülen karakterleri (Sonya ve Raskalnikov) inanca yöneltmiştir. Kimlikler değil, kişilikler önemlidir mesajı da verilmek istenmiştir. Suç Nedir? Ceza Nedir? Amaca ulaşmak için her yol mubah mıdır? Raskalnikov haklı mı? Asıl suçlu kim? Raskalnikov mu? Toplum mu? Tefeci kadın mı? gibi soruları düşündüren yazar her okurun kendisine göre,inançlarına,hayata bakış açısına göre yorumlayabileceği,fikir edineceği bir uslup takip etmiştir.

Yorum Yok

Cahillikler Kitabı

Kitaplar

Bildiğinizi düşündüğünüz her şey yanlış… Bu kitap, yaygın kanılarla ilgili yanlış bilgilerimizin ve yanlış anlamalarımızın kapsamlı bir listesini sunuyor. Cahillikler Kitabı, filozofların, bilimcilerin ve sokaktaki insanların tarihin büyük bölümünde cevabını aradıkları bir soruya ışık tutuyor: Hakikat nedir, zırva nedir? Thomas Edison herhangi bir şey hakkında yüzde birin milyonda birinden daha az şey bildiğimizi söylüyordu; Mark Twain sadece matematikte uzmanlaşmak için sekiz milyon yıl gerektiğini düşünüyordu. Cahillikler Kitabı da, bilinecek ne varsa bildiklerini düşünenlere, ‘her şey bu metinde açıklanmıştır, bilmeniz gereken başka hiçbir şey yok’ diyenlere meydan okuyor. Siz hâlâ iki tane burun deliğimiz olduğunu, Dünya’nın tek bir uydusunun bulunduğunu, beş duyumuz olduğunu, suyun renksiz olduğunu, Amerika’nın adının Amerigo Vespucci’den geldiğini ya da 36 Osmanlı padişahı olduğunu düşünüyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.

Yorum Yok

Zar Adam

Kitaplar

Zarlar hayatınızı belirleme başladığında artık her şey mümkün olmaktadır.İlk sayfasından itibaren sizi kendisine bağlayacak. Uzun süre hafızanızdan silemeyeceğiniz uluslararası kült bestseller kitaplarından biri.İrvin D. Yalom’un Niezsche Ağladığında ve Chuck Palahniuk’in Dövüş Kulübü Hayranları Zar adam kitabını çok seveceklerDünyada Rekor ilgi gördü… 30 ülkede yayınlandı. Şimdi Türkçe’de….Gündelik hayatından monotonluğundan sıkılmış psikiyatrist Luke Rhinehart Manhattan’da eşi ve iki çocuğuyla yaşamaktadır. Hem Batı hem de Doğu felsefelerinin hayatın anlamı alternatiflerinden tatminsizlik yaşayarak basit zar atışlarıyla kendi dinini oluşturarak hayatını sonsuza kadar değiştirir. Rhinehart ve hastaları kısa zaman içinde ebedi kurtuluşlarının tek yolunun her şeyi zarların kararına bırakmak olduğuna inanmaya başlarlar. Luke, seks, uyuşturucu ve terapi hakkındaki zar atışlarıyla yeni dinini muhafazakar davranış ve ahlak çöküntüsünün esprili bir birleşimine dönüştürür. O bu düşünceyle kendi yaşantısını ve dünyayı değiştirmeyi amaçlamaktadır..Amerikan psikoanalitik kültürünün fütursuz bir parodisi ve rahat okunan Zar Adam kitabı eğlenceli, mizahi, şok edici ve altüst edici…”Hafızalardan silinmeyecek bir kitap… çok zekice kurgulanmış.” -Time Out”Olağanüstü eğlenceli… gelecekte hayatınızı değiştirebilecek kışkırtıcı fikirlerle dolu… çok tehlikeli.” -Forth Star-Telegram”Etkileyici bir şekilde yazılmış olağandışı bir roman… Ancak o tehlikeli bir roman olabilir. Okuyucular gözlerinden yaş gelene kadar gülecekler.”-David Slavitt”Çok sayıda eğlenceli öğenin olduğu bir cehennem… Rhinehart bir yazar olarak üstün bir performans sergilemiş.”-New York Herald”Eğlenceli ve iyi yazılmış… Yalnızca ilk 30 sayfası çağdaş nihilizm düşüncesinin zekice bir özeti. Zarla yaşamın belirlenmesinin popüler olacağına kuşku yok.” -Time

Yorum Yok

Son Ada

Kitaplar

Livaneli’den alegorik ve sarsıcı bir roman…Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir. Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler, sonunda düşmanı düşmana kırdırmaya dek varacaktır. Başta martılar olmak üzere, ada halkı dahil tüm canlılar Başkan’ın acımasızlığından payını alacaktır. Bu arada durdurulamaz görünen bu gidişe direnen bazı sesler de vardır…Livaneli Son Ada’da, düşsel bir ülkede yaşanan aslında hepimizin aşina olduğu olayları alegorik bir anlatımla verirken, politik ve kişisel ihtiraslarla topluma ve doğaya müdahalelerin sonuçlarını da gözler önüne seriyor.

Yorum Yok

Dünya Basınında Atatürk-Kasım 1938

Kitaplar

Elinizde tutmakta olduğunuz bu kitap on beş yıllık geçmişi olan bir projenin ürünü. Her şey 1987′de Nuri M. Çolakoğlu’nun hem Milliyet gazetesinin büro şef, hem de BBC’nin Türkçe Yayınları Bölümü’nde programcı olarak çalıştığı Londra’da başladı. Atatürk’ün ölümünün 50. yıldönümü yaklaşıyordu. 1988 kasımı’na kadar olan İngiliz gazetelerini tarayıp onların 1938 Kasımı’nda Atatürk’ün ölümü üzerine neler yazdığını bulup çıkarabilse bu Milliyet için ilginç bir yazı dizisi olabiliridi.

Yorum Yok

Christy Brown

Yazarlar

Yirmi iki çocuklu bir ailenin, hayatta kalabilen onüç çocuğundan biri olarak Dublin’de doğmuştur. Beyin felci ile dünyaya gelmiş ve uzun süre hareket ve konuşma yetileri olmadan yaşamıştır. Doktorlar başlangıçta Brown’ın zihinsel olarak da özürlü olduğunu düşünmüşlerdir. Fakat annesi doktorların sözüne aldırmayarak oğlunun eğitilebileceğine inandı. Annesinin bu çabaları sonuç verdi, ve Brown sol ayağını kullanarak yazmayı ve resim yapmayı başardı. Konuşmaya başlaması ile birlikte, doktorlar tedavi biçimini değiştirerek fizyoterapiye ağırlık vermişler, böylelikle yazar daha rahat hareket edebilmeye başlamıştır.

Yaşamı boyu yardıma muhtaç olarak yaşaması, tekerlekli iskemleye mahkum olması, onun İrlanda’nın tanınmış yazarları arasına girmesini engellememiştir. Sadece sol ayağını kullanarak yazdığı eserler, onun dünya çapında bir üne kavuşmasını sağlamıştır.

Kendi hayat hikayesini yazdığı Sol Ayağım adlı eseri filme alınmıştır. Baş rolünü Daniel Day-Lewis‘in oynadığı Sol Ayağım filmi büyük bir başarı kazanmıştır. Bu tarzda yazdığı diğer kitabı da en çok satanlar listesine girmiştir.

Londra’ya yaptığı birkaç ziyaret dışında bir kere de Amerika’ya giden yazar, tüm yaşamını Dublin’de geçirdi. Christy Brown 1981′de öldü. Brown hayat hikayesinin bulunduğu Sol Ayağım kitabında annesine sık sık teşekkür etmektedir ve bu kitap MEB’in “100 Temel Eser” katagorisi içine aldığı kitaplar arasındadır.

  • 1954 Sol Ayağım, (My Left Foot)
  • 1970 Günlerin İçinden, (Down All The Days)
  • 1976 Yaz Üzerinde Gölge, (A Shadow on Summer)
  • 1976 Vahşi Zambaklar, (Wild Grow the Lilies)
  • Yorum Yok

    Yavuz Bahadıroğlu

    Yazarlar

    Yavuz Bahadıroğlu gerçek adı Niyazi Birinci.(1945 - Pazar, Rize) yazar, tarihçi, gazeteci, radyo programcısı.

    1971’de İstanbul’da gazeteciliğe başladı. Muhabirlik, araştırma-inceleme, röportaj ve fıkra yazarlığı yaptı. Gazete, dergi ve şirket yöneticisi olarak çalıştı. Gazeteciliğini muhabir ve röportajcı olarak sürdürürken, çocuklara yönelik eserler üretti. Yüzlerce çocuk romanı, hikaye yayınlandı. Aynı dönemde bir gazetede Şeref Baysal ve Veysel Akpınar isimleriyle iki köşe yazısı yazdı.

    Asıl çıkışını Yavuz Bahadıroğlu ismiyle yazdığı romanlarla yaptı. İlk romanı Sunguroğlu ve ardından yazdığı Buhara Yanıyor romanı ülkenin en çok satan romanlarından oldu. Genelde Osmanlı’nın çeşitli dönemlerini ele alan otuzu aşkın romanı vardır. Son çıkan kitaplarından biri Biz Osmanlıyız.. Yavuz Bahadıroğlu, roman, çocuk kitapları, hikaye, araştırma, oyunlar, film yapılmış senaryolar ve fikri eserler olmak üzere yüzlerce çalışmaya imza attı. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konularda binlerce konferans verdi, çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller aldı, iki kitabı Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı. Halen ulusal bir radyoda günlük yorumlar yapıyor ve Anadolu’da Vakit gazetesinde köşe yazarlığı sürdürüyor. Ayrıca tarihi sevmekle kalmayıp bize hatırlatan yazarlarımız arasındadır.

    Bazı eserleri

    Yetim Metin
    Üç Kaçak Yolcu
    Satılık Çocuk
    Aslan Yürekli Memiş
    Tekir ile Joli
    Vatan için
    Altın Yataklar
    Uzay Çocuğu
    Denizaltı Ülkesi
    Yaramaz Piti
    Tuhaf Çocuk
    Karıncalar Savaşı
    Aynur’un Annesi
    Elmas Nine
    Sultanlar Sultanı
    Balıkçının Oğlu
    Pamuk ile Kurnaz Fare
    Issız Orman - Şaşkın Leylek

    Yavuz Bahadıroğlu, yazdığı tarihi romanlarıyla birçok gence tarihini öğretip sevdirme başarısını gösteren ender Türk romancılarındandır. Aynı zamanda Osmanlı hakkında bir çok yanlış bilginin doğrusunu öğrenme fırsatı vermektedir.

    Yorum Yok

    Nikolay Vasilyeviç Gogol

    Yazarlar

    Gogol

    Gogol

    Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart, 1809 - 4 Mart, 1852) gerçekçi Rus roman ve oyun yazarı. En iyi bilinen eseri Ölü Canlar’dır.

    Gogol orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski Köyü’nde dünyaya gelir. Gogol’un çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisi’nde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır. Gogol gençlik yıllarında şiire ve edebiyata ilgi duyar. 1828’de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.

    Yazarın Hayatı

    Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar. Yazar yazın sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür.

    Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikayeleridir. Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikayeleri Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’un bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikayeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir.

    Hikayelerinde Günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu. Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikayelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vugusu ile sonlanır.

    Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikayesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maaruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikayeye hitaben “Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.

    Son Yılları ve Ölümü

    Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’un popülaritesi daha da da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin’e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 43 yaşında Moskova’da ölür.

    Gogol’ün tamamlayamadığı sadece taslaklarını kaleme aldığı Dördüncü Dereceden St.Vladimir Nişanı adlı oyunu ölümünden sonra Sasa Preis tamamlanmıştır.

    Eserleri

    • Masallar
    • Müfettiş
    • Palt
    • Ölü Canlar
    • Burun
    • Bir Delinin Hatıra Defteri
    • Portre
    • Eski Zaman Beyleri
    • Taras Bulba
    • Fayton
    Yorum Yok

    Lev Nikolayeviç Tolstoy

    Yazarlar

    Tolstoy

    Tolstoy

    Lev Nikolayeviç Tolstoy (Rusça: Лев Никола́евич Толсто́й; genelikle Türkçe’de: Lev Nikolayeviç Tolstoy) (9 Eylül 1828 - 20 Kasım 1910, Miladi Takvim; 28 Ağustos 1828 - 7 Kasım 1910, Julian Takvim)

    Büyük bir rus yazarı, fikir, eğitim, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biridir. Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasnaya-Polyana’da doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova’ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire’i ve J. J. Rousseau’yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetle etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana’ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan “Çocukluk’u” bu sıralarda yazdı.

    Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya’ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikayelerini yazdı. 1854′te Kırım savaşı’na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg’a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre’de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana’ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862′de evlendi.

    Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs 16 yaşında idi.Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti.Karısına önceki yaşamı,özelliklede yanlarında çalışan kadın kölelerle olan cinsel ilişkileri anlattığı günlüklerini evlendikleri gün okuması için vermiş ve önceki hayatındaki yaptığı yanlışları öğrenmesini istemiştir.Fakat cinselliğe düşkünlüğü evlilikleri boyunca sürdü.Bu evlilkten 12 cocukları oldu bu çocuklardan 5′i öldü.Eserlerinin en kuvvetli olan iki romanı “Savaş ve Barış” ile “Anna Karenina’yı”, bu sıralarda yazdı.Karısı eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı,hatta “Savaş ve Barış”ı 12 kez düzeltmelerini yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. “Kruetzer Sonat”, “Efendi ile Uşak”, “Karanlıkların Gücü”, “İman nedir”, “İnciler”, “Kilise ve Devlet”, “İtiraflarım” hep bu yılların ürünleridir.

    Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy’un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını gerçekten büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında “Diriliş”, “Gençliğim”, “Çocukluk”, “Hacı Murat (roman)”, “Ayaklanış”, “Sergey Baba”, “Tanrı Bizim İçimizdedir”, “Kazaklar”, “Tesadüf”, “İki Süvari” gibi eserleri vardır.

    82 yaşında vefat eden Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır.Tolstoy ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Bir gün küçük bir kasaba istasyonunda, hayata gözlerini yumdu.


    Romanları

    * Anna Karenina
    * Diriliş
    * Savaş ve Barış
    * İtiraflarım
    * Kereutzer Sonata

    (Tolstoy’un Kısa Hikayelerinden Biri)

    * İnsan Ne İle Yaşar?
    * Hacı Murat

    Öyküleri

    * Ağdaki Kuşlar
    * Ateşi Kıvılcımken Söndürmeli
    * Baskın
    * Davulun Sesi
    * Efendi ile Uşak
    * Erik Çekirdeği
    * İvan İlyiç’in Ölümü

    Masalları

    * Fil ile Tilkiler
    * Masallar
    * Tolstoy’dan Masallar

    Günlük ve Mektuplar

    * Tolstoy’un Günlüğü

    Yorum Yok
    « Older Posts


    • Blog Hakkinda

      Buraya istediginiz her hangi bir yaziyi yazabilirsiniz duzenlemek iciz sidebar2.php 'i duzenleyiniz....

      • Search

    • Kategoriler

    • Arşiv